Başka bİr gelecek mümkün!

Dünya, yani gezegenimiz, 6. Yok Oluş döneminde.

Yok oluşu ilk kez deneyimlemeyecek ekolojimiz; ancak ilk kez, bizlerin, yani insanların yaptıklarının sonucunda gerçekleşecek bir yok oluşla karşı karşıya.

Biz, 2015 Temmuz döneminde Yahşi Bey’de bir araya gelen tasarımcılar olarak, gezegenimizin bekasını, türümüzün adil, sömürüsüz bir düzende varlığını devam ettirmesinin ilkelerini tarif etmeyi denedik.

Deriz ki;

Gezegenimizi oluşturan ekosisteme, gıdamızın kaynağı olması sebebiyle biz, Toprak Ana deriz. Zira kadim olan gezegendir, ekolojidir, topraktır, ürettiği gıdadır.

Gıda, bir canlının olmazsa olmazıdır.

Gıdamızın üretiliş biçimi, gezegeni işleyiş biçimimizi yansıtır. Gezegenimizi oluşturan sınırlı imkanlar hepimizin varlığının kaynağı ve teminatıdır.

6. Yok Oluş gezegenimizi oluşturan sınırlı imkanları nasıl kullandığımızla yakından alakalıdır.

Gezegenimizin sınırlı imkanlarını özenle, hürmetle işleyen üreticinin bilgisi, yaşamın ve sürdürülebilirliğin anahtarıdır. Bu bilginin sahibi üretici, küçük ölçekli üreticidir. Ancak gıdamızın kaynağı olan bu sınırlı imkanlar artık maalesef küçük ölçekli üreticinin gözetiminde değil. Büyük, endüstriyel üreticiler havayı kirletmekten, suyu hapsetmekten, toprağı gasp etmekten geri durmaksızın üretiyorlar ve ekonomi söz konusu olmadıkça sürdürülebilirliği önemsemiyorlar.

Bu üretim biçimi, yani verimlilik ve karlılık uğruna yağma, sömürü ve ötekileştirme, bir sistem olarak gezegenin bütününe yayılmış durumda. Gıdamızın kaynağı Toprak Ana yağmanın, sömürünün ve ötekileştirmenin odağında ve ona en yakın duran küçük ölçekli üretici de bu adil olmayan düzenden payını fazlasıyla almakta. Her an artan bir şiddetle göz ardı edilen, görmezden gelinen küçük üreticinin bilgisi yaşamsaldır ve kaybedilmemelidir.

Gezegenin sınırlı kaynaklarını hürmetle işleme bilgisine sahip küçük ölçekli üretici korunmalı ve kollanmalı; Toprak Ana ile muhabbeti tüm gezegen için usul kılınmalıdır.

Sürdürülebilirliğin ve bekamızın ilk adımı burada yatmaktadır.

İnsan doğayı ehlileştirme, onu yönetme ve onu kendinin kılma ihtirasını yenmeli ve yeniden onun bir parçası olup ekolojik bir barışın ilk adımını atmalıdır. Toprak Ana ile muhabbetin yeniden kurulması, insanlığın parçası olduğu bir gelecek için önemlidir.

Ekosistemi güvence altına almak, sürdürebilirliğini sağlamak önceliklidir. Gezegene hürmet esastır. Onun açık kaynak oluşundan, kodlarını sakınmadan sunuşundan, hepimize eşit, hepimiz için olan yapısından ilham alarak cevaplar yaratabiliriz.

Gezegen üzerindeki tüm canlılar eşittir, insan bu bütünün parçasıdır.

Geleceğin tasarımında muhabbeti esas almayı öneriyoruz. Muhabbeti engelleyen dirençleri görünür kılabilir, doğru bilginin paylaşımını sağlayabiliriz. Ötekileştirmeyi sonlandırmak mümkündür.

Bilmek bir haktır. İnsan, gezegene etkisini bilme hakkına sahiptir. İyi, temiz ve adil olanı seçebilmek için bilmek gerekir. Üreticiyi tanıma, gezegene maliyetini öğrenme hakkı insandan yadsınamaz. Aksine, yükümlülüklerini en erken yaştan öğrenmesi adına çocuklarımıza ekoloji eğitimi verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yeter kavramı ile erken yaşta tanışan nesillerin gezegenin diğer paylaşanlarına hürmette eksik yapmayacaklarını güveniyoruz.

Kadim kültürün geleneklerini esas alan, müştereklerin paylaşımını vicdan ve adalet süzgecinden geçirerek tarif eden bir yönetim biçimi hayal ediyoruz.

Buradan bir yeter parametresi oluşturmayı ve daha önce kurulmuş köklerden gelen değerlerle birlikte günümüze taşıyarak, güven temelli bir ilişki oluşturmayı amaçlıyoruz.

Başka bir gelecek mümkün!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s